17 Şubat 2012 Cuma

eve



yine yorgunluk, yine bekleyiş, yine korku. belki bir gün bu yollar biter, diyorum. birden bir apartmana varırım, her yer derme çatmadır, kapıyı arkadaşça bir gülümseme açar, içeride birileri vardır, yeni çıkmışım gibi benimdir orası, biri bişeyler anlatıyordur, ferah ferah anlatıyordur, sonunda gülmeye, tepki vermeye gerek yoktur, bizi hazırlamıyordur, keyifle dinleyip anlamaya çalışıyoruzdur, dinleyenlerden bir ikisiyle bakışıp göz kırparak bir köşeye ilişirim. sakindir her şey, dünbugünyarın sorunsuz geçip gitmiş gibidir, canı yananlar da olsa kimse hiç o kadar incinmemiş gibidir. ılıktır hava, sıcak bile değildir. sen ne yaptın diye sorduklarında bu kez “ne yapayım işte hep aynı” cevabı büyük bir silgi olup hayalleri, kabusları, zaferleri, yolları, çığlıkları, yıkımları öyle bir silip süpürmüş gibi olur ki sonunda kahkaha atarım. bir dostça gülümseme yapışır suratıma, o kadar dostça ve güvenilirdir ki aşk gereksiz kalır, hayatta olduğunu hissetmek için onu aşkla yaşamak en saçma çaba oluverir birdenbire. kahramanlıklar lağvedilir, başarılar rafa kaldırılır, kayıplar unutulur, nefes almak için hiç birine gerek yoktur belki, sadece nefes alabildiğim için nefes alma hakkım olduğumu hissederim bir yerde.

bu yollar bir gün biter, diyorum yürürken.

0 yorum:

Yorum Gönder